An-Nazi'at( النازعات)
Original,King Fahad Quran Complex(الأصلي,مجمع الملك فهد القرآن)
show/hide
Suat Yildirim(Suat Yıldırım)
show/hide
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمٰنِ الرَّحيمِ وَالنّٰزِعٰتِ غَرقًا(1)
Var gücüyle koşanlar,(1)
وَالنّٰشِطٰتِ نَشطًا(2)
Neş'e ve şevkle yürüyenler,(2)
وَالسّٰبِحٰتِ سَبحًا(3)
Yüzüp yüzüp gidenler,(3)
فَالسّٰبِقٰتِ سَبقًا(4)
Yarışıp geçenler(4)
فَالمُدَبِّرٰتِ أَمرًا(5)
İşleri düzenleyip yönetenler, hakkı için ki: (kıyamet gerçektir, hepiniz ölümden sonra diriltileceksiniz!)(5)
يَومَ تَرجُفُ الرّاجِفَةُ(6)
Günü gelince, sura ilk üfleme, yeri şiddetli bir depremle yıkacak!(6)
تَتبَعُهَا الرّادِفَةُ(7)
Onu izleyen ikinci üfleme herkesi mezarından kaldıracak!(7)
قُلوبٌ يَومَئِذٍ واجِفَةٌ(8)
O gün kalpler güp güp atacak(8)
أَبصٰرُها خٰشِعَةٌ(9)
Gözler yere eğilecek(9)
يَقولونَ أَءِنّا لَمَردودونَ فِى الحافِرَةِ(10)
İnkârcılar alay ederek şöyle derler: “Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirilecekmişiz! O takdirde bu, bizim için ziyanlı bir dönüş olur!”(10)
أَءِذا كُنّا عِظٰمًا نَخِرَةً(11)
İnkârcılar alay ederek şöyle derler: “Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirilecekmişiz! O takdirde bu, bizim için ziyanlı bir dönüş olur!”(11)
قالوا تِلكَ إِذًا كَرَّةٌ خاسِرَةٌ(12)
İnkârcılar alay ederek şöyle derler: “Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirilecekmişiz! O takdirde bu, bizim için ziyanlı bir dönüş olur!”(12)
فَإِنَّما هِىَ زَجرَةٌ وٰحِدَةٌ(13)
Fakat olay (zor değil,) bir tek emirden ibarettir. Bir anda mahşerde toplanıverirler! [17,52; 54,50; 16,77](13)
فَإِذا هُم بِالسّاهِرَةِ(14)
Fakat olay (zor değil,) bir tek emirden ibarettir. Bir anda mahşerde toplanıverirler! [17,52; 54,50; 16,77](14)
هَل أَتىٰكَ حَديثُ موسىٰ(15)
Mûsa'nın hadisesinden haberin olmuştu değil mi?(15)
إِذ نادىٰهُ رَبُّهُ بِالوادِ المُقَدَّسِ طُوًى(16)
Hani Rabbi ona kutlu Tuvâ vâdisinde şöyle seslenmişti:(16)
اذهَب إِلىٰ فِرعَونَ إِنَّهُ طَغىٰ(17)
“Firavuna git, zira o iyice azdı!Ona de ki: kendini arındırmaya gönlün var mı?(17)
فَقُل هَل لَكَ إِلىٰ أَن تَزَكّىٰ(18)
“Firavuna git, zira o iyice azdı!Ona de ki: kendini arındırmaya gönlün var mı?(18)
وَأَهدِيَكَ إِلىٰ رَبِّكَ فَتَخشىٰ(19)
“İster misin Seni Rabbine kavuşturan yola vurayım.Böylece Sen de O'na saygı duyasın?” [7,104-105; 26,16-17; 26,23-28](19)
فَأَرىٰهُ الءايَةَ الكُبرىٰ(20)
Ona en büyük mûcizeyi gösterdi.(20)
فَكَذَّبَ وَعَصىٰ(21)
Fakat o buna “yalan” dedi ve isyan etti.(21)
ثُمَّ أَدبَرَ يَسعىٰ(22)
Sonra sırtını dönüp Mûsâ'ya karşı bir çalışma içine girdi.(22)
فَحَشَرَ فَنادىٰ(23)
Adamlarını topladı ve onlara: “Sizin en yüce rabbiniz benim!” dedi. [26,29; 7,127](23)
فَقالَ أَنا۠ رَبُّكُمُ الأَعلىٰ(24)
Adamlarını topladı ve onlara: “Sizin en yüce rabbiniz benim!” dedi. [26,29; 7,127](24)
فَأَخَذَهُ اللَّهُ نَكالَ الءاخِرَةِ وَالأولىٰ(25)
Allah da onu dünyada da, âhirette de şiddetle cezalandırdı.(25)
إِنَّ فى ذٰلِكَ لَعِبرَةً لِمَن يَخشىٰ(26)
Bu da Rabbini sayacak kimselere bir ibret oldu.(26)
ءَأَنتُم أَشَدُّ خَلقًا أَمِ السَّماءُ ۚ بَنىٰها(27)
Siz ey haşri inkâr edenler: Düşünün, sizi yeniden yaratmak mı zor, yoksa gök âlemini mi?İşte bakın: Allah onu nasıl da sağlam bina etti! [40,57; 36,81](27)
رَفَعَ سَمكَها فَسَوّىٰها(28)
Allah onu direksiz yükseltti ve kusursuz işleyen bir sisteme bağladı.(28)
وَأَغطَشَ لَيلَها وَأَخرَجَ ضُحىٰها(29)
Gecesini karanlık, gündüzünü parlak şekilde açığa çıkardı.(29)
وَالأَرضَ بَعدَ ذٰلِكَ دَحىٰها(30)
Sonra da yeri döşeyip yerleşmeye hazırladı.(30)
أَخرَجَ مِنها ماءَها وَمَرعىٰها(31)
Oradan sularını, otlaklarını çıkardı.(31)
وَالجِبالَ أَرسىٰها(32)
Dağlarını oturttu.(32)
مَتٰعًا لَكُم وَلِأَنعٰمِكُم(33)
Bütün bunları sizin ve hayvanlarınızın hayat için yaptı.(33)
فَإِذا جاءَتِ الطّامَّةُ الكُبرىٰ(34)
Fakat her şeyi bastıran o felaket geldiği zaman,(34)
يَومَ يَتَذَكَّرُ الإِنسٰنُ ما سَعىٰ(35)
İnsan neyin peşinde koştuğunu anlar ama, artık iş işten geçer.(35)
وَبُرِّزَتِ الجَحيمُ لِمَن يَرىٰ(36)
Cehennem her görene, apaçık görünür.(36)
فَأَمّا مَن طَغىٰ(37)
Artık kim azdıysa,(37)
وَءاثَرَ الحَيوٰةَ الدُّنيا(38)
Âhireti unutup dünya zevkini tercih ettiyse,(38)
فَإِنَّ الجَحيمَ هِىَ المَأوىٰ(39)
Onun varacağı yer, olsa olsa cehennemdir!(39)
وَأَمّا مَن خافَ مَقامَ رَبِّهِ وَنَهَى النَّفسَ عَنِ الهَوىٰ(40)
Ama kim Rabbinin divanında durmaktan korkarsa,ve nefsini heva ve hevese uymaktan dizginlerse,(40)
فَإِنَّ الجَنَّةَ هِىَ المَأوىٰ(41)
Onun varacağı yer de olsa olsa cennettir!(41)
يَسـَٔلونَكَ عَنِ السّاعَةِ أَيّانَ مُرسىٰها(42)
Sana kıyamet saatini sorarlar: “Demir atması ne zaman?” diye.(42)
فيمَ أَنتَ مِن ذِكرىٰها(43)
Sen nerede, onun vaktini bildirmek nerede? [7,187](43)
إِلىٰ رَبِّكَ مُنتَهىٰها(44)
Onun sonu Rabbine varır, kesin bilgisi O'na aittir.(44)
إِنَّما أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخشىٰها(45)
Sana düşen sadece: ondan korkanı uyarmaktır.(45)
كَأَنَّهُم يَومَ يَرَونَها لَم يَلبَثوا إِلّا عَشِيَّةً أَو ضُحىٰها(46)
Onu gördükleri gün öyle gelir ki onlara:Yalnız bir akşam veya bir sabah faslı durdular dünyada.(46)