Al-Inshiqaq(الانشقاق)
Original,King Fahad Quran Complex(الأصلي,مجمع الملك فهد القرآن)
show/hide
Suat Yildirim(Suat Yıldırım)
show/hide
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمٰنِ الرَّحيمِ إِذَا السَّماءُ انشَقَّت(1)
Gök yarıldığı zaman...(1)
وَأَذِنَت لِرَبِّها وَحُقَّت(2)
Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman...(2)
وَإِذَا الأَرضُ مُدَّت(3)
Yer yayılıp dümdüz edildiği, [20,106-107](3)
وَأَلقَت ما فيها وَتَخَلَّت(4)
İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,(4)
وَأَذِنَت لِرَبِّها وَحُقَّت(5)
Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman... Seyredin siz: neler olacak o zaman!(5)
يٰأَيُّهَا الإِنسٰنُ إِنَّكَ كادِحٌ إِلىٰ رَبِّكَ كَدحًا فَمُلٰقيهِ(6)
Ey insan! Sen, tâ Rabbine kavuşuncaya kadar didinip duracaksın.(6)
فَأَمّا مَن أوتِىَ كِتٰبَهُ بِيَمينِهِ(7)
Hesap defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolayca görülür.Ve ailesine sevinç içinde döner.(7)
فَسَوفَ يُحاسَبُ حِسابًا يَسيرًا(8)
Hesap defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolayca görülür.Ve ailesine sevinç içinde döner.(8)
وَيَنقَلِبُ إِلىٰ أَهلِهِ مَسرورًا(9)
Hesap defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolayca görülür.Ve ailesine sevinç içinde döner.(9)
وَأَمّا مَن أوتِىَ كِتٰبَهُ وَراءَ ظَهرِهِ(10)
Hesap defteri arkasından sol eline verilen kimse ise,(10)
فَسَوفَ يَدعوا ثُبورًا(11)
Yok olmayı ister.(11)
وَيَصلىٰ سَعيرًا(12)
Alevli ateşe girer.(12)
إِنَّهُ كانَ فى أَهلِهِ مَسرورًا(13)
O dünyada iken ailesi içinde keyifli, şımarık idi.(13)
إِنَّهُ ظَنَّ أَن لَن يَحورَ(14)
Hiçbir sûrette Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.(14)
بَلىٰ إِنَّ رَبَّهُ كانَ بِهِ بَصيرًا(15)
Hayır! O Rabbine dönecek! Zira Rabbi, devamlı sûrette onun yaptıklarını görüyor, tek tek kontrol ediyordu. (Bu kontrolün de elbette böyle bir neticesi olacaktı.)(15)
فَلا أُقسِمُ بِالشَّفَقِ(16)
Demek, gerçek onun sandığı gibi değildir. Şafak hakkı için!(16)
وَالَّيلِ وَما وَسَقَ(17)
Gece ve gecenin barındırdığı, şeyler hakkı için,(17)
وَالقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ(18)
Dolunay halini alan ay hakkı için:(18)
لَتَركَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ(19)
Siz halden hale geçeceksiniz!(19)
فَما لَهُم لا يُؤمِنونَ(20)
Öyleyse onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar?(20)
وَإِذا قُرِئَ عَلَيهِمُ القُرءانُ لا يَسجُدونَ ۩(21)
Kendilerine Kur'ân okunduğunda derin bir saygı ile eğilmiyorlar?(21)
بَلِ الَّذينَ كَفَروا يُكَذِّبونَ(22)
Bilakis, o kâfirler dini yalan saymaya devam ediyorlar.(22)
وَاللَّهُ أَعلَمُ بِما يوعونَ(23)
Allah, onların kalplerinde ne sakladıklarını pek iyi bilir!(23)
فَبَشِّرهُم بِعَذابٍ أَليمٍ(24)
Sen de onlara gayet acı bir azap müjdele!(24)
إِلَّا الَّذينَ ءامَنوا وَعَمِلُوا الصّٰلِحٰتِ لَهُم أَجرٌ غَيرُ مَمنونٍ(25)
Fakat iman edip makbul ve güzel işler yapanlara ise, hiç kesintiye uğramayan, bitip tükenmeyen mükâfat vardır.(25)