Al-Fajr( الفجر)
Original,King Fahad Quran Complex(الأصلي,مجمع الملك فهد القرآن)
show/hide
Suat Yildirim(Suat Yıldırım)
show/hide
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمٰنِ الرَّحيمِ وَالفَجرِ(1)
Fecre,(1)
وَلَيالٍ عَشرٍ(2)
O on geceye,(2)
وَالشَّفعِ وَالوَترِ(3)
Çifte ve teke,(3)
وَالَّيلِ إِذا يَسرِ(4)
Akıp giden geceye yemin olsun ki:(Kıyamet gelecektir.)(4)
هَل فى ذٰلِكَ قَسَمٌ لِذى حِجرٍ(5)
Nasıl, bunlarda aklı olan için yemin değeri vardır değil mi?(5)
أَلَم تَرَ كَيفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعادٍ(6)
Beldeler içinde benzeri yaratılmamış ve yüksek binalarla dolu İrem şehrinde oturan Âd milletine. [69,6-10; 7,71-72; 41,15;53,50]Vâdideki kayaları oyup yontarak sağlam evler yapan Semud milletine [7,73-79; 11,61-68; 26, 141-158]Çadırlı ordugâhlar, piramitler sahibi Firavun'a, [7,103-141; 11,96-99; 43,46-56]Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?(6)
إِرَمَ ذاتِ العِمادِ(7)
Beldeler içinde benzeri yaratılmamış ve yüksek binalarla dolu İrem şehrinde oturan Âd milletine. [69,6-10; 7,71-72; 41,15;53,50]Vâdideki kayaları oyup yontarak sağlam evler yapan Semud milletine [7,73-79; 11,61-68; 26, 141-158]Çadırlı ordugâhlar, piramitler sahibi Firavun'a, [7,103-141; 11,96-99; 43,46-56]Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?(7)
الَّتى لَم يُخلَق مِثلُها فِى البِلٰدِ(8)
Beldeler içinde benzeri yaratılmamış ve yüksek binalarla dolu İrem şehrinde oturan Âd milletine. [69,6-10; 7,71-72; 41,15;53,50]Vâdideki kayaları oyup yontarak sağlam evler yapan Semud milletine [7,73-79; 11,61-68; 26, 141-158]Çadırlı ordugâhlar, piramitler sahibi Firavun'a, [7,103-141; 11,96-99; 43,46-56]Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?(8)
وَثَمودَ الَّذينَ جابُوا الصَّخرَ بِالوادِ(9)
Beldeler içinde benzeri yaratılmamış ve yüksek binalarla dolu İrem şehrinde oturan Âd milletine. [69,6-10; 7,71-72; 41,15;53,50]Vâdideki kayaları oyup yontarak sağlam evler yapan Semud milletine [7,73-79; 11,61-68; 26, 141-158]Çadırlı ordugâhlar, piramitler sahibi Firavun'a, [7,103-141; 11,96-99; 43,46-56]Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?(9)
وَفِرعَونَ ذِى الأَوتادِ(10)
Beldeler içinde benzeri yaratılmamış ve yüksek binalarla dolu İrem şehrinde oturan Âd milletine. [69,6-10; 7,71-72; 41,15;53,50]Vâdideki kayaları oyup yontarak sağlam evler yapan Semud milletine [7,73-79; 11,61-68; 26, 141-158]Çadırlı ordugâhlar, piramitler sahibi Firavun'a, [7,103-141; 11,96-99; 43,46-56]Rabbinin ne yaptığını görmedin mi?(10)
الَّذينَ طَغَوا فِى البِلٰدِ(11)
Bütün bunlar, bulundukları ülkelerde azdıkça azdılar.(11)
فَأَكثَروا فيهَا الفَسادَ(12)
Oralarda fesat ve bozgun çıkarıp, nizamı altüst ettiler.(12)
فَصَبَّ عَلَيهِم رَبُّكَ سَوطَ عَذابٍ(13)
Bu yüzden senin Rabbin de onların üstüne azap kamçıları yağdırdı.(13)
إِنَّ رَبَّكَ لَبِالمِرصادِ(14)
Çünkü Rabbin hep gözetlemededir.(14)
فَأَمَّا الإِنسٰنُ إِذا مَا ابتَلىٰهُ رَبُّهُ فَأَكرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقولُ رَبّى أَكرَمَنِ(15)
Rabbi, insanı denemek için ona değer verip, nimetlere gark edince o: “Rabbim hakkım olan ikramı yaptı.” der.(15)
وَأَمّا إِذا مَا ابتَلىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيهِ رِزقَهُ فَيَقولُ رَبّى أَهٰنَنِ(16)
Ama yine denemek için nasibini daraltınca O: “Rabbim beni zelil, perişan etti!” der.(16)
كَلّا ۖ بَل لا تُكرِمونَ اليَتيمَ(17)
Hayır! (Siz Allah'tan hep ikramı devam ettirmesini istersiniz ama,) yetime değer vermezsiniz!(17)
وَلا تَحٰضّونَ عَلىٰ طَعامِ المِسكينِ(18)
Muhtaçları doyurmaya teşvik etmezsiniz.(18)
وَتَأكُلونَ التُّراثَ أَكلًا لَمًّا(19)
Mirasları helâl haram demeden ne gelse yersiniz.(19)
وَتُحِبّونَ المالَ حُبًّا جَمًّا(20)
Mal mülk sevgisi ise bütün benliğinizi kaplamış!(20)
كَلّا إِذا دُكَّتِ الأَرضُ دَكًّا دَكًّا(21)
Hayır! Bu yaptıklarınız kesinlikle yanlış!Dünya sarsılıp parça parça döküldüğü zaman,(21)
وَجاءَ رَبُّكَ وَالمَلَكُ صَفًّا صَفًّا(22)
Rabbinin emri gelip melekler de saf saf geldikleri zaman,(22)
وَجِا۟يءَ يَومَئِذٍ بِجَهَنَّمَ ۚ يَومَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الإِنسٰنُ وَأَنّىٰ لَهُ الذِّكرىٰ(23)
Ve cehennemin getirildiği gün...İnsan işi anlar o gün!Ama anlamasının ne faydası var o gün!(23)
يَقولُ يٰلَيتَنى قَدَّمتُ لِحَياتى(24)
“Keşke sağlığımda bu hayatım için hazırlık yapsaydım!” der.(24)
فَيَومَئِذٍ لا يُعَذِّبُ عَذابَهُ أَحَدٌ(25)
İşte o gün O'nun ettiği azabı kimse edemez.(25)
وَلا يوثِقُ وَثاقَهُ أَحَدٌ(26)
O'nun vurduğu bağı kimse vuramaz.(26)
يٰأَيَّتُهَا النَّفسُ المُطمَئِنَّةُ(27)
Ey gönül huzuruna ermiş ruh!Sen Rabbinden razı, O senden razı olarak dön Rabbine!Sen de katıl has kullarımın içine, gir cennetime!(27)
ارجِعى إِلىٰ رَبِّكِ راضِيَةً مَرضِيَّةً(28)
Ey gönül huzuruna ermiş ruh!Sen Rabbinden razı, O senden razı olarak dön Rabbine!Sen de katıl has kullarımın içine, gir cennetime!(28)
فَادخُلى فى عِبٰدى(29)
Ey gönül huzuruna ermiş ruh!Sen Rabbinden razı, O senden razı olarak dön Rabbine!Sen de katıl has kullarımın içine, gir cennetime!(29)
وَادخُلى جَنَّتى(30)
Ey gönül huzuruna ermiş ruh!Sen Rabbinden razı, O senden razı olarak dön Rabbine!Sen de katıl has kullarımın içine, gir cennetime!(30)