Al-Balad( البلد)
Original,King Fahad Quran Complex(الأصلي,مجمع الملك فهد القرآن)
show/hide
Suat Yildirim(Suat Yıldırım)
show/hide
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمٰنِ الرَّحيمِ لا أُقسِمُ بِهٰذَا البَلَدِ(1)
Hayır! Gerçek, kâfirlerin dediği gibi değil.Bu şanlı belde hakkı için!(1)
وَأَنتَ حِلٌّ بِهٰذَا البَلَدِ(2)
Senin bu beldeye girişin hakkı için!(2)
وَوالِدٍ وَما وَلَدَ(3)
Hem o değerli baba, hem o değerli evladının hakkı için:(3)
لَقَد خَلَقنَا الإِنسٰنَ فى كَبَدٍ(4)
Biz insanı, imtihan ve çile yüklü bir hayata gönderdik. [82,6-7; 95,4-5](4)
أَيَحسَبُ أَن لَن يَقدِرَ عَلَيهِ أَحَدٌ(5)
O insan kendi üzerinde kimsenin güç sahibi olmadığını mı sanır?(5)
يَقولُ أَهلَكتُ مالًا لُبَدًا(6)
“Ben yığınla servet tükettim.” diye övünüp durur.(6)
أَيَحسَبُ أَن لَم يَرَهُ أَحَدٌ(7)
Kendisini gören olmadığını mı sanır?(7)
أَلَم نَجعَل لَهُ عَينَينِ(8)
Biz ona görmesi için gözler,(8)
وَلِسانًا وَشَفَتَينِ(9)
Gönlüne tercüman olacak dil ve dudaklar, vermedik mi?(9)
وَهَدَينٰهُ النَّجدَينِ(10)
Ona hayır ve şer yollarını göstermedik mi? [76,2-3](10)
فَلَا اقتَحَمَ العَقَبَةَ(11)
Fakat o sarp yokuşu aşmaya çalışmadı. (Böyle yaparak verilen nimetlerin şükrünü eda etmedi.)(11)
وَما أَدرىٰكَ مَا العَقَبَةُ(12)
Sarp yokuş, bilir misin nedir?(12)
فَكُّ رَقَبَةٍ(13)
Sarp yokuş: bir köleyi, bir esiri hürriyetine kavuşturmaktır!(13)
أَو إِطعٰمٌ فى يَومٍ ذى مَسغَبَةٍ(14)
Kıtlık zamanında yemek yedirmektir.(14)
يَتيمًا ذا مَقرَبَةٍ(15)
Yakınlığı olan bir yetimi,(15)
أَو مِسكينًا ذا مَترَبَةٍ(16)
Ya da yeri yatak, (göğü yorgan yapan, barınacak hiçbir yeri olmayan) fakiri doyurmaktır.(16)
ثُمَّ كانَ مِنَ الَّذينَ ءامَنوا وَتَواصَوا بِالصَّبرِ وَتَواصَوا بِالمَرحَمَةِ(17)
Hem sarp yokuş: Gönülden iman edip, birbirlerine sabır ve şefkat dersi vermek, sabır ve şefkat örneği olmaktır.(17)
أُولٰئِكَ أَصحٰبُ المَيمَنَةِ(18)
İşte hesap defterleri sağ ellerine verilecek olanlar bunlardır.(18)
وَالَّذينَ كَفَروا بِـٔايٰتِنا هُم أَصحٰبُ المَشـَٔمَةِ(19)
Ayetlerimizi inkâr edenlerin hesap defterleri ise, sol ellerine verilecektir.(19)
عَلَيهِم نارٌ مُؤصَدَةٌ(20)
Onların cezası da, kapıları, üzerlerine sımsıkı kapatılmış ateş deposuna konulmak olacaktır.(20)