Al-Balad( البلد)
Original,King Fahad Quran Complex(الأصلي,مجمع الملك فهد القرآن)
show/hide
Elmalili Hamdi Yazir(Elmalılı Hamdi Yazır)
show/hide
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمٰنِ الرَّحيمِ لا أُقسِمُ بِهٰذَا البَلَدِ(1)
Andolsun bu beldeye(1)
وَأَنتَ حِلٌّ بِهٰذَا البَلَدِ(2)
Ki sen bu beldede oturmaktasın.(2)
وَوالِدٍ وَما وَلَدَ(3)
Ve and olsun baba ve çocuğuna.(3)
لَقَد خَلَقنَا الإِنسٰنَ فى كَبَدٍ(4)
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.(4)
أَيَحسَبُ أَن لَن يَقدِرَ عَلَيهِ أَحَدٌ(5)
İnsan, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?(5)
يَقولُ أَهلَكتُ مالًا لُبَدًا(6)
Ben, yığın yığın mal yok ettim diyor.(6)
أَيَحسَبُ أَن لَم يَرَهُ أَحَدٌ(7)
Kendisini bir gören olmadı mı sanıyor?(7)
أَلَم نَجعَل لَهُ عَينَينِ(8)
Biz ona iki göz vermedik mi?(8)
وَلِسانًا وَشَفَتَينِ(9)
Bir dil ve iki dudak?(9)
وَهَدَينٰهُ النَّجدَينِ(10)
Ona iki yolu gösterdik.(10)
فَلَا اقتَحَمَ العَقَبَةَ(11)
Fakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi.(11)
وَما أَدرىٰكَ مَا العَقَبَةُ(12)
Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir?(12)
فَكُّ رَقَبَةٍ(13)
Köle azat etmek,(13)
أَو إِطعٰمٌ فى يَومٍ ذى مَسغَبَةٍ(14)
Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,(14)
يَتيمًا ذا مَقرَبَةٍ(15)
Yakınlığı olan bir yetime,(15)
أَو مِسكينًا ذا مَترَبَةٍ(16)
Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.(16)
ثُمَّ كانَ مِنَ الَّذينَ ءامَنوا وَتَواصَوا بِالصَّبرِ وَتَواصَوا بِالمَرحَمَةِ(17)
Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.(17)
أُولٰئِكَ أَصحٰبُ المَيمَنَةِ(18)
İşte bunlar, amel defterleri sağlarından verilenlerdir.(18)
وَالَّذينَ كَفَروا بِـٔايٰتِنا هُم أَصحٰبُ المَشـَٔمَةِ(19)
Âyetlerimizi tanımayanlar ise, onlardır işte amel defterleri sollarından verilenler.(19)
عَلَيهِم نارٌ مُؤصَدَةٌ(20)
Onların üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacaktır.(20)