Ash-Shams( الشمس)
Original,King Fahad Quran Complex(الأصلي,مجمع الملك فهد القرآن)
show/hide
Edip Yüksel(Edip Yüksel)
show/hide
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمٰنِ الرَّحيمِ وَالشَّمسِ وَضُحىٰها(1)
Andolsun güneşe ve onun aydınlığına,(1)
وَالقَمَرِ إِذا تَلىٰها(2)
Onu izleyen aya,(2)
وَالنَّهارِ إِذا جَلّىٰها(3)
Onu açığa çıkaran gündüze,(3)
وَالَّيلِ إِذا يَغشىٰها(4)
Onu örten geceye,(4)
وَالسَّماءِ وَما بَنىٰها(5)
Göğe ve onu kurana,(5)
وَالأَرضِ وَما طَحىٰها(6)
Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene,(6)
وَنَفسٍ وَما سَوّىٰها(7)
Nefse ve onu düzenleyene,(7)
فَأَلهَمَها فُجورَها وَتَقوىٰها(8)
Sonra da ona kötülüğünü ve erdemliliğini bildirene andolsun ki;(8)
قَد أَفلَحَ مَن زَكّىٰها(9)
Onu temizleyen kurtulmuştur.(9)
وَقَد خابَ مَن دَسّىٰها(10)
Onu başıboş bırakan ise zarar etmiştir.(10)
كَذَّبَت ثَمودُ بِطَغوىٰها(11)
Semud (halkı), azgınlığı yüzünden yalanladı.(11)
إِذِ انبَعَثَ أَشقىٰها(12)
En azgınları ayaklanmıştı.(12)
فَقالَ لَهُم رَسولُ اللَّهِ ناقَةَ اللَّهِ وَسُقيٰها(13)
ALLAH'ın elçisi, onlara, "ALLAH'ın devesine ve onun suyuna dokunmayın," demişti.(13)
فَكَذَّبوهُ فَعَقَروها فَدَمدَمَ عَلَيهِم رَبُّهُم بِذَنبِهِم فَسَوّىٰها(14)
Onu yalanlayıp deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rab'leri suçlarından ötürü onları silip yerle bir etti.(14)
وَلا يَخافُ عُقبٰها(15)
Ne var ki hâlâ onların sonlarından ders alınmıyor(15)