Al-Mutaffife( المطففين)
Original,King Fahad Quran Complex(الأصلي,مجمع الملك فهد القرآن)
show/hide
Diyanet Vakfi(Diyanet Vakfı)
show/hide
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمٰنِ الرَّحيمِ وَيلٌ لِلمُطَفِّفينَ(1)
Eksik ölçüp noksan yapan hilekarlara yazıklar olsun!(1)
الَّذينَ إِذَا اكتالوا عَلَى النّاسِ يَستَوفونَ(2)
Onlar insanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam,(2)
وَإِذا كالوهُم أَو وَزَنوهُم يُخسِرونَ(3)
Onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise eksik ölçer ve tartarlar.(3)
أَلا يَظُنُّ أُولٰئِكَ أَنَّهُم مَبعوثونَ(4)
Onlar düşünmezler mi ki, tekrar diriltilecekler!(4)
لِيَومٍ عَظيمٍ(5)
Büyük bir günde(5)
يَومَ يَقومُ النّاسُ لِرَبِّ العٰلَمينَ(6)
Öyle bir gün ki, insanlar o günde alemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.(6)
كَلّا إِنَّ كِتٰبَ الفُجّارِ لَفى سِجّينٍ(7)
Doğrusu günahkarların yazısı, muhakkak Siccin'de olmaktır.(7)
وَما أَدرىٰكَ ما سِجّينٌ(8)
Siccin nedir, bilir misin?(8)
كِتٰبٌ مَرقومٌ(9)
(O günahkarların yazısı) Amellerin sayılıp yazıldığı bir kitaptır.(9)
وَيلٌ يَومَئِذٍ لِلمُكَذِّبينَ(10)
O gün vay haline yalancıların!(10)
الَّذينَ يُكَذِّبونَ بِيَومِ الدّينِ(11)
Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.(11)
وَما يُكَذِّبُ بِهِ إِلّا كُلُّ مُعتَدٍ أَثيمٍ(12)
Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.(12)
إِذا تُتلىٰ عَلَيهِ ءايٰتُنا قالَ أَسٰطيرُ الأَوَّلينَ(13)
Böyle birine ayetlerimiz okununca "Eskilerin masalları" derdi.(13)
كَلّا ۖ بَل ۜ رانَ عَلىٰ قُلوبِهِم ما كانوا يَكسِبونَ(14)
Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.(14)
كَلّا إِنَّهُم عَن رَبِّهِم يَومَئِذٍ لَمَحجوبونَ(15)
Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır.(15)
ثُمَّ إِنَّهُم لَصالُوا الجَحيمِ(16)
Sonra onlar cehenneme girerler.(16)
ثُمَّ يُقالُ هٰذَا الَّذى كُنتُم بِهِ تُكَذِّبونَ(17)
Sonra onlara: "İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur" denilir.(17)
كَلّا إِنَّ كِتٰبَ الأَبرارِ لَفى عِلِّيّينَ(18)
Hayır! Andolsun iyilerin kitabı İlliyyun'dadır.(18)
وَما أَدرىٰكَ ما عِلِّيّونَ(19)
İlliyyun nedir, bilir misin?(19)
كِتٰبٌ مَرقومٌ(20)
(O İlliyyun'daki kitap) İçinde ameller kaydedilmiş bir kitaptır.(20)
يَشهَدُهُ المُقَرَّبونَ(21)
O kitabı, Allah'a yakın olanlar görür.(21)
إِنَّ الأَبرارَ لَفى نَعيمٍ(22)
İyiler kesinkes cennettedir.(22)
عَلَى الأَرائِكِ يَنظُرونَ(23)
Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.(23)
تَعرِفُ فى وُجوهِهِم نَضرَةَ النَّعيمِ(24)
Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.(24)
يُسقَونَ مِن رَحيقٍ مَختومٍ(25)
Kendilerine mühürlü halis bir içki sunulur.(25)
خِتٰمُهُ مِسكٌ ۚ وَفى ذٰلِكَ فَليَتَنافَسِ المُتَنٰفِسونَ(26)
Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır. İşte yarışanlar ancak onda yarışsınlar.(26)
وَمِزاجُهُ مِن تَسنيمٍ(27)
Karışımı Tesnim'dendir.(27)
عَينًا يَشرَبُ بِهَا المُقَرَّبونَ(28)
(O Tesnim Allah'a) Yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.(28)
إِنَّ الَّذينَ أَجرَموا كانوا مِنَ الَّذينَ ءامَنوا يَضحَكونَ(29)
Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.(29)
وَإِذا مَرّوا بِهِم يَتَغامَزونَ(30)
Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.(30)
وَإِذَا انقَلَبوا إِلىٰ أَهلِهِمُ انقَلَبوا فَكِهينَ(31)
Ailelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) keyiflenerek dönerlerdi.(31)
وَإِذا رَأَوهُم قالوا إِنَّ هٰؤُلاءِ لَضالّونَ(32)
Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.(32)
وَما أُرسِلوا عَلَيهِم حٰفِظينَ(33)
Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.(33)
فَاليَومَ الَّذينَ ءامَنوا مِنَ الكُفّارِ يَضحَكونَ(34)
İşte o gün (ahirette) de iman edenler kafirlere gülerler.(34)
عَلَى الأَرائِكِ يَنظُرونَ(35)
Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.(35)
هَل ثُوِّبَ الكُفّارُ ما كانوا يَفعَلونَ(36)
Kafirler yaptıklarının cezasını bulduar mı! (Elbette buldular.)(36)